Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, “Taraftara bir mesaj vermenin sanki bir anlamı yok gibi gözüküyor çünkü herkes kendi oyununu oynuyor bizim dünyamızda” dedi.

Kocaman, 1-0 kazandıkları Mersin İdmanyurdu maçından sonra düzenlenen basın toplantısında, geçen haftaki mağlubiyetin ardından puan farkını düşürmek için önemli bir maça çıktıklarını belirterek, maça da bu düşünce ile başladıklarını söyledi. Maçın başında hücumda yeterli gözüktüklerini ancak bu durumun bir taraftan da handikapları olduğunu anlatan Kocaman, “Özellikle ilk yarıda oyunun kenarlarından kaynaklanan zaaflarımızdan dolayı oyunu kontrol etme ve baskıyı artırma şansını çok yakalayamadık. Devrenin sonunda gelen gol hem maça hem de 3 puana bağladı. İlk yarı oyunun kontrolü tamamen elimizdeydi. Farkı artırma imkanı da bulduk ama bunları değerlendiremedik” diye konuştu. Kocaman, önümüzdeki haftaların her takım için puan kayıplarına açık olacağını ve en az puan kaybedenin avantaj sağlayacağını ifade etti.

Bir gazetecinin “Son zamanlarda Fenerbahçe'de saha dışında bölünmüşlük söz konusu. Bu sizi nasıl etkiliyor, taraftara mesajınız olacak mı?” sorusu üzerine Kocaman, şöyle konuştu: “Taraftara bir mesaj vermenin sanki bir anlamı yok gibi gözüküyor çünkü herkes kendi oyununu oynuyor bizim dünyamızda. Fenerbahçe'de de Türk futbolunda da herkes kendi oyununu oynuyor. Dolayısıyla verdiğimiz mesajların yerine gitmeme ihtimali çok daha yüksek olduğu için konuşmanın anlamı yok. Ben devre arasında transferle ilgili soruya verdiğim yanıt gibi, 'Bizim en büyük transferimiz, en büyük gücü olan Fenerbahçe'nin birliğini sağlamak' demiştim. Bu konuda yol almadığımız gözüküyor. Dolayısıyla sözlerimizin de bir anlamı olmadığını görüyoruz. Onun için yaşayarak göreceğiz. Biz Türkler yaşayarak öğreniyoruz bazı şeyleri. Fenerbahçeliler olarak da bu şekilde öğreneceğiz gibi gözüküyor. Yanlış ama ne desek boş.”

EMRE BELÖZOĞLU: "AYRIŞMALAR BİZİ ÜZER"

Kocaman, 18 kişilik kadro dışında kalan oyuncuların hatırlatılması üzerine ise oyundan ziyade oyun dışı ile ilgili olunduğunu dile getirerek, “Onun için hiçbir gelişme olmuyor, aynı şeylerle boğuşup duruyoruz. Ne yaparsam yapayım, hangi matematiği yaparsam yapayım 9 tane futbolcu bunun dışında kalacak. Artık biraz daha bu işi yapanların inisiyatifine bıraksak, oyuna baksak, oyunla ilgili konuşsak sanki daha iyi olacak gibi. Ama bu sözleri söylemek de anlamsız. Bizim hayatımız böyle” dedi.

Kocaman, kendisi hakkında yapılan eleştirilerden etkilenip etkilenmediğinin sorulması üzerine, “Buna yanıt vermeyeceğim. Hayatımı devam ettirmeye çalışıyorum, zihin ve ruhsal sağlığımı koruyarak” diye konuştu.
UEFA Avrupa Ligi'nde yapacakları BATE Borisov maçını da değerlendiren Kocaman, rakibin uzun süredir resmi maç trafiğinin dışında kalmasının bir avantaj sağladığını, dezavantaj olarak ise rakibin seviyesi düşük bir ekip olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi, “Galatasaray’ın yeni transferleri için herhangi bir teklif ya da çabamız olmadı. Olsaydı, alırdık. Bunu da çıkar herkese söylerdik” dedi.

G.SARAY’ın yeni transferleri Wesley Sneijder ve Didier Drogba için Fenerbahçe yöneticisi Tolga Deniz Aytöre hiç bir zaman bir girişimde bulunmadıklarını söyledi. Beyaz TV’ye konuşan Aytöre, “Ortalıklarda duyum aldığını söyleyenler var. Sneijder ve Drogba konusunda hangi Fenerbahçeli yönetici transfer için adımızı resmi olarak kullanmış. Camiamızın adı zikrediliyor. Kimdir Sneijder, Drogba transferinde Fenerbahçe adına girişim yapan yönetici? Bize bunu açıklasınlar” diyerek sert çıktı.

‘HER ŞEYİN HESABINI VERİRİZ’

TOLGA Deniz Aytöre, Sneijder için G.Saray’dan daha önce bir görüşme yapmadıklarını söylerken “Drogba için de temasa geçmişiz. Drogba’yı isteseydik alırdık. Görüşseydik, görüştük deriz. Her şeyin de hesabını veririz. Ama adı duyulmamış G.Saray Divan Kurulu Başkanı’na değil. G.Saray, futbolcunun menajerlerine ödediklerini açıkladı mı? Menajer 1 milyon Euro için bu tip oyunlar yapabilir. Bugün camiamızın adı zikrediliyor. Kimdir Sneijder, Drogba transferinde F.Bahçe adına girişim yapan yönetici? Bunu açıklasınlar” diye konuştu.

‘BAŞKANIN SÖZÜ ÇOK NET’

BAŞKAN Aziz Yıldırım’ın taraftarlara “Ben ne dersem o olur” demesiyle ilgili de Aytöre, “Bir masa tenisi mücadelesinin çıkışında etrafının çevrilerek hakaretlere maruz kalmasından sonra kaç başkanın orada taraftar ile muhatap olacağını düşünüyorsunuz? Fenerbahçe Başkanı’nın, Genç F.Bahçeliler’e meydan okuması gibi haber yapılması haksızlık. Orada Aziz Yıldırım’ın aracı çeviriliyor. Aslında orada ‘Sizin lafınızla istifa etmeyeceğim’ diyor, bu kadar basit” yorumunu yaptı.

Sistem oluşturma çabası söz konusu

AYTÖRE, taraftarların başkan Yıldırım’ı istifaya davet etmesiyle ilgili olarak, “Adında Fenerbahçe geçen her örgüt bizim bir değerimiz. Bizim adında F.Bahçe geçen bir gruba önyargılı olmamız, mümkün değil” diye konuştu.

Spor Toto Süper Lig'in ikinci yarısına kötü başlayan Beşiktaş'ta, yıldız oyuncuların düşük performansı bu sonuçlarda etkili oldu.
'FEDA' mesajıyla sezona başlayan ve ilk yarı sonunda averajla ikinci sırada yer almayı başaran siyah-beyazlı futbol takımı, ikinci yarıda henüz galibiyet alamadı. Manuel Fernandes, Hugo Almeida, Filip Holosko ve Oğuzhan Özyakup'un formsuzluğu kötü sonuçları beraberinde getirdi.

Teknik direktör Samet Aybaba'nın da şikayetçi olduğu yıldız oyuncuların formsuzluğu sonrası Beşiktaş, ikinci yarıda henüz galibiyet sevinci yaşayamadı. Bu oyuncuların düşüşte olduğu dönemde siyah-beyazlı ekip 2 galibiyet ve 1 yenilgi aldı. Beşiktaş, bu 3 karşılaşmada sadece 2 puanı hanesine yazdırdı, lider Galatasaray'ın 5 puan gerisine düştü.

-İlk yarıda etkiliydiler-
Süper Lig'in ilk yarısında Beşiktaş toplam 38 gole imza attı. Bunların 24'ünü Fernandes, Almeida, Holosko ve Oğuzhan rakip filelere gönderdi.

Portekizli golcü Almeida, ligin 17 haftası sonunda takımına 9 gol kazandırırken, Holosko da 8 kez rakip fileleri havalandırdı. Bu dönemde Fernandes 5 kez, Oğuzhan ise 2 kez gol sevinci yaşadı. Ancak siyah-beyazlı takımın yıldız oyuncuları, ikinci yarıda henüz golle tanışamadı.

-Almeida sakatlıklarla boğuşuyor-
Beşiktaş'ın ilk yarıda hücumdaki en etkili oyuncularından biri olan Almeida, ikinci yarıda sakatlıklarla mücadele etmek zorunda kaldı.

İkinci yarıdaki ilk maçta İstanbul Büyükşehir Belediyespor karşısında forma giyen Portekizli oyuncu, sakatlığı nedeniyle Galatasaray derbisinde oynayamadı. Son olarak Kardemir Karabükspor maçında ilk 11'de sahaya çıkan siyah-beyazlı futbolcu, 14. dakikada sakatlanınca oyunu terk etmek zorunda kaldı. Yapılan kontrollerin ardından sağ ayak arka adalesinde kısmi yırtık olduğu tespit edilen Almeida'nın tedavisinin 4-6 hafta arasında süreceği açıklanmıştı.

-Fernandes, sakatlık sonrası toparlanmaya çalışıyor-
Siyah-beyazlı takımın bir diğer Portekizli oyuncusu Fernandes ise sakatlığının ardından form tutmaya çalışıyor.

Ligin ilk yarısında attığı goller ve asistleriyle takımına zirve mücadelesinde büyük katkı veren Fernandes, ilk yarıdaki son 4 maçta takımını yalnız bıraktı. Sakatlığının geçmesinin ardından görev almaya başlayan tecrübeli oyuncu, İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Galatasaray ve Kardemir Karabükspor maçlarında etkisiz bir görüntü ortaya koydu.

-Holosko 'sustu'-
Almeida ile birlikte takımının en golcü oyuncusu olan Filip Holosko, sezonun ikinci yarısına sessiz başladı.

Spor Toto Süper Lig ve Ziraat Türkiye Kupası'nda toplam 10 gole imza atan Slovak oyuncu, ikinci yarıdaki 3 maçta takımına gol kazandıramadı.

-Oğuzhan da düşüşte-
Genç yaşına rağmen sezonun ilk yarısındaki karşılaşmalarda takım arkadaşlarına hazırladığı gol pozisyonlarıyla dikkatleri üstüne çeken Oğuzhan Özyakup da ikinci yarının etkisiz oyuncularından biri oldu.

Sezonun ilk yarısında ligde 2 gol atan ve 3 asist yapan genç futbolcu, ikinci yarıda ise henüz gol sevinci yaşayamadı.

Beşiktaş, Katar'ın Al Sadd takımında forma giyen Fenerbahçeli eski futbolcu Mamadou Niang ile anlaşma sağladı. Satın alma opsiyonu ile birlikte 6 aylığına kiralanan Senegalli oyuncunun bu akşam İstanbul'a geleceği öğrenildi.

Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, Radyospor'dan Özgür Sancar'a konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Niang'la 6 aylığına anlaştık. Beşiktaş'a hayırlı olsun. Beşiktaş'ta hiçbir şey süpriz olmaz. Önceden planladığımız bir transferdi son anda olmadı. Biz de başarılı olacağına inanıyorum" dedi.

KİRALIK OLARAK GELDİ

Marsilya'da asıl patlamasını yapan sonrasında Fenerbahçe'ye transfer olan Niang, sarı lacivertli formayı 2010-11 sezonunda giydi. O sezonun sonunda, başlayan 3 Temmuz süreci sonrası Al Saad takımına transfer oldu. Bonservisi Al Saad'ta olan Niang, sezon sonuna kadar Beşiktaş'ta kiralık olarak oynayacak.

Niang, Türkiye'ye dönebileceğini açıklamıştı

Fenerbahçe'nin eski futbolcusu Mamadou Niang, Türkiye'ye ya da Fransa'ya dönebileceğini twitter'dan açıklamıştı.

Fenerbahçe'de 2010-2011 sezonunda şampiyonluk yaşayan ve Süper Lig'de 29 maçta 15 gol atan 13 Ekim 1979 doğumlu Senegalli forvet, 3 Temmuz 2011 tarihinde başlayan şike soruşturması sürecinde Katar'ın Al-Sadd takımına transfer olmuştu.

Niang, Fransa'nın Olympique Marsilya takımından 8 milyon avro bonservis bedeliyle Fenerbahçe'ye gelmiş, Al-Sadd Kulübü ise sarı-lacivertli ekibe 7,5 milyon avro bonservis ödemişti.

Mamadu Niang'ın kariyeri:

1999-2001:Troyes
2001-2003:Metz
2003-2005:Strasbourg
2005-2010:Marsilya
2010-2011:Fenerbahçe
2011-2014:Al-Sadd

Batuhan nereye gidiyor?

Beşiktaş'ta Samet Aybaba'nın gözden çıkardığı Batuhan Karadeniz'in yeni takımı belli oldu.


Beşiktaş’ın sezon başında Eskişehirspor’dan 1 yıllığına kiraladığı Batuhan Karadeniz ile yollar ayrılıyor. Samet Aybaba’nın raporu doğrultusunda sözleşmesi bugün fesh edilecek olan genç golcü, Es-Es’e geri dönecek.

Tiago ısrarı!

Ara transferde Sinan Kurumuş, Gökhan Süzen ve Dentinho’yu alan Beşiktaş, Tiago Mendes’i de kadrosuna katmak için büyük çaba sarfediyor.

İspanyol basının önde gelen spor gazetesi AS’ın da bu gelişmeyi ilk kez duyuran AMK’yı kaynak gösterdiği transferler ilgili gelişmeler yaşanıyor. Teknik direktör Samet Aybaba’nın çok istediği Portekizli yıldız konusunda çalışmalarını sürdüren siyah-beyazlı yönetimin girişimlerini yoğunlaştırdığı öğrenildi.

Aybaba’nın Benfica, Chelsea, Lyon, Juventus gibi kulüplerde de top koşturan 31 yaşındaki futbolcunun tecrübesinden faydalanmayı planladığı kaydedildi. Bu sezon takımda beklediği kadar forma şansı bulamayan Tiago’nun da direkt olarak oynayacağı bir takımı istediği ve Kara Kartal’ın teklifini de sıcak baktığı belirtildi.

SIMEONE BIRAKMIYOR

Ancak Beşiktaş’ın önünde bu transferde önemli bir engel çıktı. Kırmızı-beyazlı ekibin teknik direktörü Diego Simeone’nin her ne kadar genelde 11’de oynatmasa bile Tiago’nun gidişine onay vermediği ifade edildi. Arjantinli çalıştırıcının, yedek de olsa Portekizli yıldızı takımın önemli bir parçası olarak gördüğü ve kalması için ikna etmeye çalıştığı bildirildi. Ama İspanyol ekibinin yönetiminin, Tiago’nun sezon sonunda bitecek kontratını yenilemediği için başarılı orta saha oyuncusunun ayrılmak istediği öne sürüldü.
Fenerbahçe, Montpellier’nin yıldızının transferini büyük oranda bitirdi. Sırada ise Braga'nın forveti Eder var..

Faslı futbolcuyu açıklamak için artık saat sayan sarı lacivertliler, santrfora da Aykut Kocaman’ın listesindeki Eder, Caicedo ve Emenike üçlüsünden birini alacak.

F.Bahçe’nin Montpellier’nin yıldızı Younes Belhanda transferini bugün yarın açıklaması beklenirken, hedefte bir tane de santrfor olduğu öğrenildi. Forvete takviye için uzun zamandır Spartak Moskova forması giyen eski futbolcusu Emenike ile görüşen sarı lacivertliler, bu transferin zora girmesiyle alternatflere yöneldi. Golcü oyuncu transferi için Aykut Kocaman’ın listesinde 3 adayın bulunduğu belirtildi. Braga’dan Eder, Lokomotif Moskova’dan Caicedo ve Spartak Moskovalı Emenike...

ŞU ANDA EN CİDDİ ADAY EDER

Eskİ futbolcusu için şansını son ana kadar zorlayacak olan Fenerbahçe’nin işi kolay görünmüyor. Çünkü Spartak Moskova Teknik Direktörü Karpin, Nijeryalı’nın transferine onay vermiyor. Portekiz ekibi Braga’nın forveti Eder ise en önemli aday. Özellikle Portekiz basını, sarı lacivertlilerin bu transferde çok önemli bir aşama kaydettiğini belirtiyor. Fenerbahçe Younes Belhanda ile beraber bu transferi de 1-2 gün içinde açıklayabilir.

BELHANDA’DA SÜRPRİZ RAKİP

Öte yandan Fenerbahçe’nin renklerine bağlamak için büyük çaba sarfettiği Younes Belhanda’da yeni bir rakibi çıktı. İngiltere Premier Ligi’nin transfer döneminde en hareketli takımlarından biri olan Queens Park Rangers, Faslı yıldızı gündemine aldı. İngiliz basınında çıkan haberlere göre, milli takımının Afrika Kupası’ndan elenmesinin ardından tekrar Avrupa’ya dönecek olan yıldız futbolcunun QPR’ın takibinde olduğu kaydedildi.
Eskişehirspor’lu milli futbolcu Servet Çetin, 750 bin lira ödeyerek girdiği tasarruflu evini teslim alamayınca dolandırıldığını söyleyerek polise şikayetçi oldu. Çetin, emniyette, “Dolandırıldım, mağdurum” dedi.

Servet Çetin, Ataşehir’de bir şirketin ‘tasarruflu ev’ sloganıyla projesini tanıttığı evlerden birine 750 bin lira ödeyerek satın aldı. İnşaat şirketi evlerin yapımına bir türlü başlayamadı. Teslim tarihinde evine kavuşamayan Servet Çetin, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Mali Şube Müdürlüğü’ne dün sabah saatlerinde garajdan alınan Çetin, yaklaşık bir saat ‘mağdur’ olarak ifade verdi. Çetin ifadesinde, “Tasarruflu ev sloganıyla tanıtım yapan şirketle 750 bin liraya bir ev satın almak için anlaştım. Teslim tarihi geçmesine rağmen evi teslim alamadım. Yaptığım araştırmada evlerin yapımına bile başlanmadığını öğrendim. Dolandırıldım. Beni dolandıran inşaat şirketinden şikayetçiyim” dedi.

Mağdur olarak ifade veren Çetin, giriş yaptığı emniyetin garajından ayrıldı.
Quaresma’nın 7 numaralı formasını alan siyah beyazlı-ların yeni yıldızı, “Ben aramızda bir benzerlik görmüyorum. O formayı giyip şampiyonluk yaşamak istiyorum” dedi.

BEŞİKTAŞ, Shakhtar Donetsk’ten kiraladığı Dentinho ile sözleşme imzaladı. Brezilyalı futbolcu, BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde, Beşiktaş Futbol İdari Direktörü Semih Usta’nın da katıldığı törende, kendisini 1 Ocak 2014 tarihine kadar siyah beyazlı renklere bağlayan kiralık sözleşmesine imza attı.

24 yaşındaki futbolcu, Ricardo Quaresma’dan boşalan 7 numaralı formayı giyecek olmasının hatırlatılması üzerine “Ben aramızda bir benzerlik görmüyorum. Beşiktaş 110 senelik bir kulüp. Quaresma’dan önce de 7 numarayı giyen oyuncular vardı. Ben de o formayı giyip şampiyonluk yaşamak istiyorum. Bu sefer değişiklik olsun diye 7 numarayı seçtim” dedi.

LUCESCU BANA BEŞİKTAŞ’I ANLATTI

BEŞİKTAŞ’ın eski teknik direktörü Mircea Lucescu’dan gerekli bilgileri aldığını anlatan Brezilyalı futbolcu, şunları söyledi:

“Lucescu ile takım hakkında iyi şeyler konuştuk. Beşiktaş taraftarını bana anlattı. Onların tutkulu yanlarını söyledi. Beşiktaş’ın büyüklüğünü anlattı. Gelmemin doğru bir yol olduğunu söyledi. Hedefleri olan bir oyuncuyum. Benim hedeflerim arasında Beşiktaş’ta kimliğimi kazanmak ve şampiyonlar ligi’nde oynamak var. Bunun yanında Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak. Brezilya Ümit Milli Takımı’nda oynadım. Bir hedefim de A Milli Takım’a dönmek.”

BREZİLYA’DA 200 MAÇ OYNADIM

DENTINHO, “Ne zaman hazır olursun?” sorusunu ise, “Shakhtar Donetsk’ten önce Brezilya’da 200 maç oynayan bir oyuncuydum. Shakhtar’da Lucescu’nun bir sistemi var. Güçlü, kaliteli oyunculardan kurulu bir takım. Yeni gelen oyunculara ilk 2 sene kesinlikle şans tanımayan bir sistem var. Lucescu’nun bireysel seçeneği var. Buna rağmen iyi idmanlar yaptım. 1,5 yıllık süreçte adaptasyonumu tamamladım. Fizik olarak hazırlandım. Hazırlık maçlarında oynadım. Kutsal Beşiktaş formasını üstüme geçirdiğim an neler yapacağımı göstereceğim” diye yanıtladı.

Arkadaşlarına hemen ısındı

TAKIM arkadaşları ile dün tanışan Dentinho’nun, kendisi gibi Portekizce konuşan Almeida ve Fernandes ile hemen diyaloğa girmesi dikkat çekti. Brezilyalı futbolcunun, sempatik tavırları ve çok mutlu görünmesi de gözlerden kaçmadı.

Gol sevinçleri anne ve babasına

BREZİLYALI yıldız, gol sevinçlerinde dirseklerini öpmesinin özel bir anlamı olup olmadığı yönündeki soruya ise, “Dövmelerimin benim için büyük önemi var. Orada annemin ve babamın isimleri yazılı. Hayatımın iki önemli insanı ve aşkı” şeklinde yanıt verdi.

Herkesle tek tek fotoğraf çektirdi

EN büyük ilgiyi beklendiği gibi Dentinho topladı. Brezilyalı oyuncu ile yakından ilgilenen taraftarlar, kendisi ile bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.

Lucescu yakın takipte

S.DONETSK Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Beşiktaş’a kiralık olarak verdikleri Dentinho’yu yakından takip ediyor. Bir dönem siyah beyazlıları da çalıştıran Rumen teknik adam, futbol komitesi başkanı Tamer Kıran’dan Brezilyalı futbolcu ile ilgili bilgi aldı. İmza töreni sonrası basın mensuplarıyla sohbet eden Kıran’ı arayan Lucescu, takımda ilk gününü geçiren futbolcusuyla ilgili sorular yöneltti. Lucescu’nun, Ukrayna’da yapılan görüşme sırasında da siyah beyazlı yöneticilere, transfer çalışmaları konusunda Shakhtar Donetsk ile Beşiktaş arasında bir kapının açıldığını söylediği belirtildi.

İmzayı attı ve ilk idmanına çıktı

BEŞİKTAŞ’ın basına kapalı gerçekleştirilen idmanına yeni transfer Dentinho da katıldı. Bu sırada çalışmayı izleyen taraftarlar futbolculara moral verdi.

Futbolun şanslı dişlekleri

Kartal’ın yeni transferi Dentinho’nun, Ronaldo ve Ronaldinho gibi efsanelerin yanı sıra Muslera ile de önemli bir benzerliği var.

BEŞİKTAŞLI taraftarların sahada görmek için sabırsızlandığı Dentinho, dişleri ile ülkesi Brezilya’nın iki efsane yıldızına benzetiliyor. Lakabı da “küçük diş” olan genç futbolcunun ön dişlerindeki ayrık dikkat çekiyor. Dişleri bu şekilde olanların “şanslı” olduğuna inanılırken, özellikle Ronaldo’nun kariyeri bu tezi doğrular nitelikte. Şimdi siyah beyazlı taraftarlar, Dentinho’nun, Ronaldo, Ronaldinho ve Muslera gibi başarılı futbolcularla benzerliğinin sadece dişleri ile sınırlı kalmamasını bekliyor.

Ara transferde zoru başardık

İMZA töreninde konuşan Semih Usta, “Dentinho, henüz 18 yaşındayken gol kralı olan, son derece başarılı bir futbolcu. Hücum hattının her iki kanadında görev yapabilme kabiliyetinin yanı sıra, forvet arkasında da oynayabilir. Ara transfer döneminde kaliteli oyuncu almak kolay olmuyor” dedi.

Havaalanı dönemi bitti

BEŞİKTAŞ İdari Menajeri Semih Usta, yeni dönemle birlikte transfer edilen futbolcuları havaalanında görkemli törenlerle karşılamayı bıraktıklarını belirterek, “Bundan böyle Beşiktaş’ta bu arabesk görüntüler olmayacak”dedi.
Belhanda transferinde istediği sonucu bir türlü alamayan Fenerbahçe’nin Brezilyalı yıldız Robinho’ya teklifte bulunduğu ortaya çıktı.

Milan Onursal Başkanı Silvio Berlusconi’nin sahibi olduğu televizyon kanalı, Fenerbahçe'nin Brezilyalı yıldız Robinho için İtalyan devine 8 milyon Euro’luk bir teklifte bulunduğunu ve görüşmelerin sürdüğünü iddia etti.

Ülkesine döneceği söylenen Robinho’nun beklenen ilgiyi görmemesi üzerine sarı lacivertli kulüpten gelen teklife sıcak baktığı da gelen haberler arasında.
Beşiktaş Kulübü, Shakhtar Donetsk'in Brezilyalı futbolcusu Dentinho'nun transferi için görüşmelere başlandığını borsaya bildirdi.

Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş'den, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Kamuyu Aydınlatma Platformu'na gönderilen bildirimde, şu ifade kullanıldı: "Futbolcu Bruno Ferreira Bonfirm Dentinho'nun transferi için kulubü Shakhtar Donetsk ile görüşmelere başlanmıştır."

DENTINHO BREZİLYA BASININA KONUŞTU

Beşiktaş'ın transfer görüşmelerini borsaya bildirdiği Brezilyalı futbolcu, kendi ülkesinde transferi ile ilgili önemli açıklamalar yaptı ve Beşiktaş'a gideceği için mutlu olduğunu söyledi.

Transferi hakkında Brezilya'da Esportes FM'e konuşan Dentinho, "Benim için sürpriz oldu. Donetsk'de çok mutluydum. Shakhtar teknik direktörü Mircea Lucescu benimle konuştu ve Beşiktaş'ın benimle ilgilendiğini söyledi. Beşiktaş'ın yöneticileri Donetsk'te benimle buluşarak pazarlıklarda bulundular. Tanrı biliyor ki herşey tamam" diyerek, transferin tüm detaylarını içtenlikle açıkladı

Dentinho kimdir?

19 Ocak 1989'de Brezilya'nın Sao Paulo kentinde dünyaya geldi. 24 yaşındaki Dentinho, hücum hattının her iki kanadında da görev yapabiliyor. Forvet arkası pozisyonunda da oynayabilen Dentinho, 2011-2012 sezonu başında Corinthians'dan yaklaşık 6.5 milyon Euro bonservis bedeli ile Shakhtar Donetsk'a transfer olmuştu. Bu sezon Shakhtar Donetsk formasını 5 kez giyip 1 gol atan Brezilyalı oyuncu, geçen sezon ise 17 maçta 3 gol kaydedebilmişti.
2008 yılında Brezilya Campeonato Paulista Liginde henüz 18 yaşındayken gol kralı oldu

Tam adı: Bruno Ferreira Bonfim
Doğum Tarihi: 19.01.1989
Doğum Yeri: Sao Paulo
Ülkesi: Brezilya
Boyu: 1.75
Kilo: 72
Mevkii: Forvet
Oynadığı takımlar: Corinthians, Shaktar Donetsk
Wesley Sneijder yeşil sahalardaki yeteneklerini kafes futboluna borçlu...

Hollandalı star kendinden yaşça büyük oyuncularla bir kafesin içinde var olma mücadelesi verdi. Özelliklerini orada perçinledi. Potansiyelini Ajax’ta gösterdi ve parladı.

Galatasaray ve Türk futbol tarihinin en önemli transferlerinden biri olan Wesley Sneijder’in yeşil sahalardaki serüveni çok ilginç bir noktadan başladı.
Doğup büyüdüğü yer olan Ondiep’te futbola başlayan Sneijder’ın popülaritesi “Cage” yani “Kafes Futboluyla” arttı. Kendinden yaşça büyük oyuncularla bir kafesin içinde var olma mücadelesi veren Sneijder yetenekleriyle sokakların da en aranılan futbolcusu olurken, potansiyelini daha sonraki yıllarda Ajax Futbol Okulu’nda göstermeye devam etti.


SABAHLARA KADAR FUTBOL

Gençlik yıllarını bir kafenin arka tarafında dedesinin verdiği futbol topuyla geçiren Sneijder, ilk birasını Cadılar Bayramı’nda futbol sayesinde kazandı.
Uyuşturucu ve alkolün sardığı sokaklarda saatler gece yarısını gösterirken Sneijder hala futbol oynuyor, çılgınca kavgaların arasından çıkarak hayatta kalıyordu.

BU OYUN BENİM OYUNUM

Kafes futbolu, Sneijder’in gelişiminde büyük bir yere sahip. “Benim oyunum” şeklinde tanımladığı kafes futbolu Sneijder’in karşılaştığı koşulları çoğaltırken, küçük bir alanda hızlı düşünmesini ve hareket kabiliyetini geliştirmesini sağladı.

Kafes futbolu nedir?

Kafes futbolunda alan metal filelerle çevrilmiş, 10x5 metre boyutlarında beton bir zeminden oluşur. Karşılaşmalar 3’e 3 olarak yapılır ve tek pas zorunlu kurallardan biridir.

Lakabı: SNİPER

Dünyanın en iyi ölü top ustaları arasında gösterilen Sneijder’in lakabı ise “Sniper” (Nişancı). Sneijder aynı zamanda Hollanda’da tüm zamanların en golcü orta sahası olmayı başardı.

Sneijder’i bu ceket anlatıyor

Galatasaray’ın yeni yıldızı, hayatındaki dönüm noktalarını Nike’ın yaptığı özel bir ceketin üzerinde topladı.

Hollandalı yıldızın Nike ile yaptığı reklam anlaşması gereği kendisi için üretilen özel deri ceket, Sneijder’in kariyerindeki en önemli sırları da içinde saklıyor.

1- Reklam filmi Sneijder’in büyüdüğü Ondiep’te çekildi.
2- Cekette yer alan “X” işareti Roma rakamı ile 10 numarayı ifade eder ve kariyerinin en başarılı dönemi olan 2010 yılını simgeliyor. Aynı zamanda Inter ve Hollanda milli takımında giydiği 10 numarayı.
3- Kanarya logosu Sneijder’in futbola başladığı DOS kulübünün logosunu işaret ediyor.
4- Dur işareti ise Çocuk İstismarına karşı çalışan bir vakıfın sembolü. Sneijder ve karısı ise bu vakfın en büyük elçileri.
5- Ceketin arkasında yer alan W ve Y işaretleri Wesley ve Yolante aşkını temsil ediyor. Yolante başarılı futbolcunun hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biri olarak görülüyor.
6- Cekette yer alan III işareti ise futbolcunun kardeşleri Rodney ile Jeffrey ve oğlu Jessey’i sembolize ediyor.
Bursaspor'un kadro dışı bıraktığı Ozan İpek Mersin İdmanyurdu'na kiralandı.

Mersin İdmanyurdu Teknik Direktörü Giray Bulak'ın, Ozan İpek'i kadrosunda görmek istediği, Ak Parti Mersin Milletvekili ve Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın da Ozan'ın transferi için devreye girdiği öğrenildi. Bakan Çağlayan'ın, Bursaspor Kulübü Başkanı İbrahim Yazıcı'yı arayarak görüşme yaptığı ve Ozan ile ilgili ricada bulunduğu öğrenildi. Görüşmeler sonunda Ozan'ın sezon sonuna kadar Mersin İdmanyurdu'na kiralandığı belirtildi. İmzaların bugün atılması bekleniyor.
İspanya 1. Futbol Ligi'nde (La Liga) sezonun ilk yarısı bir maç dışında tamamlanırken, namuğlup unvanlı Barcelona 55 puanla liderliğini korudu.

İlk yarıda alınabilecek maksimum 57 puandan 55'ini hanesine yazdıran ve namağlup unvanını koruyan Barcelona, tek beraberliğini 7. haftada Real Madrid'e karşı (2-2) aldı. La Liga tarihinde sezonun ilk yarısında en fazla puan toplayan takım olan Barcelona, en büyük rakibi Real Madrid'in de 18 puan önünde yer aldı.
Ligde 37 puanla 3. sırada bulunan Real Madrid ise en kötü ilk yarısını geçirdi. La Liga'da sezonu en çok puanla bitirme rekoru (100) ve en fazla gol atma (121) rekoru 2011-2012 sezonundaki başarılarıyla Real Madrid'e ait bulunuyor. İlk yarıda 55 puana ulaşan ve 64 gol atan Barcelona'nın bu performansını sürdürmesi halinde Real Madrid'e ait rekoru geçebilir.

Barcelona'nın ardından ilk yarıyı 44 puanla ikinci sırada tamamlayan Atletico Madrid, kulüp tarihindeki en iyi 2. istatistiğini elde etti. Atletico Madrid, Lig ve Kral Kupası'nı kazandığı 1995-1996 sezonunun ilk yarısında 49 puan toplamıştı. Atletico Madrid ayrıca, ilk defa sahasında oynadığı 10 maçın hepsini kazanma başarısını da gösterdi.

Kulüp tarihinde son 17 yılın en iyi takımı durumunda bulunan Atletico Madrid'de, Türk futbolculardan Arda Turan'ın performansı dikkat çekti. 19 maçın 17'sinde forma giyen Arda, 4 gol atarken 3 asist yaptı. Takımda ilk sezonunu geçiren Emre Belözoğlu ise 6 lig maçında görev alırken henüz gol atamadı.

Maç sonuçları
Athletic Bilbao-Rayo Vallecano: 1-2
Valladolid-Mallorca: 3-1
Espanyol-Celta: 1-0
Osasuna-Real Madrid: 0-0
Valencia-Sevilla: 2-0
Real Betis-Levante: 2-0
Atletico Madrid-Zaragoza: 2-0
Malaga-Barcelona: 1-3
Getafe-Granada (Bu akşam TSİ 21.00'da oynanacak)

Gol krallığı
La Liga'da 19. hafta sonunda Barcelona'da forma giyen Arjantinli Lionel Messi gol krallığı yarışında 28 golle ilk sırada yer aldı. Atletico Madrid'den Radamel Falcao 18 golle ikinci, Real Madridli Cristiano Ronaldo ise 16 golle 3. durumda bulunuyor.
FIFA kokartlı hakem Bülent Yıldırım, “Futbol ailesinin unsurları olarak birbirimize saygı ve tolerans seviyemizi yükseltmemiz gerekiyor" dedi.

FIFA kokartlı hakem Bülent Yıldırım, “Futbol ailesinin unsurları olarak birbirimize saygı ve tolerans seviyemizi yükseltmemiz gerekiyor. Tek eksiğimiz o olabilir. Bunları aşmanın yolu da karşılıklı güven ve saygının pekiştirilmesidir” dedi.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) tarafından Antalya'da düzenlenen üst klasman hakem ara seminerine katılan Bülent Yıldırım, yaptığı açıklamada, UEFA Hakem Komitesi Üyesi Jaap Uilenberg'in “2012 yılının Türk hakemliğinin altın yılı olduğu” görüşüne kendisinin de katıldığını belirtti.

Özellikle uluslararası arenadaki başarılara bakıldığında Türk hakemlerinin inanılmaz bir ivme yakaladığını vurgulayan Yıldırım, Cüneyt Çakır'ın Avrupa Şampiyonası'ndaki üstün başarısı, Dünya Kulüplerarası Şampiyonası finalini yönetmiş olması, şampiyonlar ligi ve UEFA'da yönettiği üst düzey maçlardan dolayı gurur duyduğunu dile getirdi.

Gerek müsabaka kalitesi gerekse maç adedi olarak yakalanan güzel bir ivme söz konusu olduğunu belirten Yıldırım, “Bize düşen bunu pekiştirmek, bu çizgiyi korumak, bunun üzerine çıkmaktır. Bunun gayreti içindeyiz” diye konuştu.

Türkiye liglerine bakıldığında Türk hakemlerinin performanslarının çok üst düzeyde olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğini kaydeden Yıldırım, kamuoyu ve medyada zaman zaman eleştirilerin dozajının arttığını, ancak müsabaka sayılarına bakıldığında Türk hakemlerinin başarılı olduğunu düşündüğünü vurguladı.
“Futbol ailesinin unsurları olarak birbirimize saygı ve tolerans seviyemizi yükseltmemiz gerekiyor. Tek eksiğimiz o olabilir. Bunları aşmanın yolu da karşılıklı güven ve saygının pekiştirilmesidir” diyen Yıldırım, şöyle konuştu:

“Yurt dışındaki kurumlarda futbol ailesinin mensupları olarak birbirlerine gerek saha içinde gerek saha dışında saygı ve tolerans seviyesi daha yüksek. Başka bir fark yok. Biz bunu biraz eğitimle, biraz mental gelişimle aşabilirsek Türk futbolunun potansiyelinin yüksek olduğu aşikar. 2012 Türk hakemlerinin yılı oldu gibi görülüyor, uluslararası anlamda bu böyle. Umarım 2013 ve daha ileriki yıllarda yakalanan seviyeyi yukarılara çıkarırız. Tüm gayretimiz bunun için.”

Türk hakemlerinin eğitimleri Avrupa standardında

Yıldırım, TFF, UEFA ve hakem konvansiyonu ile yapılan antlaşmadan sonra bütün eğitimler, atletik testler, fiziksel performansların ölçümünde her şeyin Avrupa standartlarında olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Gururla söyleyebilirizki Avrupa'nın üzerinde olduğumuz alanlar daha fazla. Bu da eğitimlerin içeriğini ve niteliğini biraz daha genişletiyor. Daha çok emek veriyoruz, eğitimlerimizin arası daha uzun oluyor. Bunların yansımalarını uluslararası alanda alıyoruz. Esas olan; bilen bilmeyen herkesin yorum yapması değil, herkesin yorum yapabilecek olgunluğa gelmesidir. Eleştiriler o zaman daha seviyeli yapılacaktır.”

Aldatmaya yönelik hareketlerin dünyanın her tarafında olduğuna değinen Yıldırım, önemli olanın futbolcudan, hakemden ve yönetimsel süreçten kaynaklanan hatayı en aza indirmek olduğunu, ancak bu sayede hep birlikte geminin yürütebileceğini, Türk futbolunun hak ettiği noktaya gelebileceğini belirtti.
Türk futbolunun gelir getirme bakımından dünyada 7'nci sırada olduğunu, ancak FİFA sıralamasında biraz daha altlarda bulunduğunu ifade eden Yıldırım, gelir oluşturmayla performans arasındaki dengesizliğin ancak orta ve uzun dönemde çözülebileceğini söyledi. Yıldırım, “Bunu çözdüğümüz zaman Türk futbolu Avrupa'da ve dünyada çok saygın bir marka olacaktır” dedi.

Yıldırım, her insanın yaptığı işteki performansıyla ilgili iç muhasebe yaptığını, bu muhasebe ne kadar sağlıklı yapılabilirse performansındaki gelişimin bununla doğru orantılı olarak artacağını dile getirerek, yanlışları en aza indirgeyip, yapılan yanlışlardan ders çıkararak aynı yanlışı tekrar etmeden standart kararlar verebilmek için gayret gösterdiklerini ifade etti.

Denge stratejisi

Beşiktaş'ın orta sahasını güçlendirmek için almayı düşündüğü Olivera'nın transferi zora girdi. Siyahbeyazlılar, Olivera için bonservis bedeli ödemek istemeyince transfer görüşmeleri tıkandı. İtalya basını; Siena başkanının da devreye girmesine rağmen Fiorentina'nın, Olivera'yı Pescara'ya gönderme kararı aldığını yazdı.

Rumenler, Beşiktaş'ın Alexe'yi alacağını iddia ediyor

Rumen basını, Marius Alexe'nin Beşiktaş'a transfer olacağı iddialarını sürdürüyor.

Romanya’daki gazetelerde çıkan haberlerde, Dinamo Bükreş’in ekonomik sorunlarını çözmek için 22 yaşındaki futbolcunun İstanbul’a gitmesine bel bağladığını yazdı. Bu sezon 23 maçta 10 gol atıp 1 asist yapan Alexe de Beşiktaş’a transfer olmaya sıcak baktığını dile getirdi. Genç forvetin sözleşmesi sezon sonunda sona ereceği için, Dinamo Bükreş oyuncuyu bir an önce satmak istiyor.

Denge stratejisi

Beşiktaşlı yönetici Berk Hacıgüzeller, “İstesek Nene’yi hemen alabiliriz ama elimizdeki takımı kaybederiz. Gelecek oyuncu, Fernandes ve Almeida’dan fazla almamalı” dedi

Beşiktaş’ın Mali İşlerden Sorumlu yöneticisi Berk Hacıgüzeller, siyah-beyazlılarda transfer gündeminin ilk sırasına oturan Paris Saint Germainli Nene’nin, siyah - beyazlı kulübe geleceğine inanmadığını söyledi.
Nene’nin istediği maddi şartlar nedeniyle bu transferin imkansız olduğunu belirten Hacıgüzeller, “İstesek Nene’yi hemen alabiliriz ama bu kez elimizdeki takımı kaybederiz. Alacağımız oyuncu kesinlikle Fernandes ve Almeida gibi isimlerden fazla para almamalı. Bunu sağlayamazsak takımın dengeleri bozulur. Transfer yapmak çok kolay ama takım olmak gerçekten zor bir şey” şeklinde konuştu.

‘İlk 2 hafta önemli’
Ligin ikinci yarısı hakkında da konuşan siyah-beyazlı yönetici, “İlk iki hafta çok önemli. İstanbul Büyükşehir ve Galatasaray maçlarını kayıpsız geçersek, sezon sonu için çok büyük bir avantaj elde etmiş olacağız. Takım ikinci yarıya moralli başlarsa kalan haftalarda zorlanmayacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Galatasaray futbol transfer haberleri, transferde son dakika gelişmeleri, futbolda bomba transferler.

Galatasaray transfer haberleri futbol

Sneijder çılgınlığı

Muslera için dudak uçuklatan teklif!

Terim'in "Çok pahalı" çıkışına rağmen adeta gözünü karartan Ünal Aysal, transferi bitirmesi için danışmanı Bruno Heidescheid'ı önceki gün İtalya'ya gönderdi.

Ara transferde henüz beklenen bombayı patlatamayan G.Saray'da kelimenin tam anlamıyla fırtına öncesi sessizlik yaşanıyor... Fatih Terim'in istediği 10 numara özellikli futbolcu için büyük çaba harcayan Sarı-Kırmızılılar son olarak Atletico Mineiro formasını giyen Bernard'la masaya oturmuştu. Fakat Başkan Ünal Aysal'ın aklının hala Sneijder'de olduğu öğrenildi.

YENİDEN DÜĞMEYE BASILDI

Galatasaray bir süre önce Hollandalı yıldızın menajeri ve Inter'le görüşme yapmış fakat sonuç alınamamıştı. Fatih Terim de "Çok maliyetli bir transfer. Kulübe ağır mali yük oluşturur" ifadesini kullanmıştı. Ancak Şampiyonlar Ligi'ni de düşünerek çok önemli bir yıldızı kadroya katmak isteyen Aysal'ın Sneijder için yeniden düğmeye bastığı öğrenildi.

AYSAL KESENİN AĞZINI AÇTI

Başkan Ünal Aysal'ın danışmanı Bruno Heidescheid'ı İtalya'ya gönderdiği ve Hollandalı futbolcu için görüşmelerin yeniden başladığı belirlendi. Galatasaray'ın Inter'e bonservis bedeli olarak 15 milyon Euro, 29 yaşındaki Sneijder'e de maç başı ücretler hariç yıllık 4.5 milyon Euro teklif ettiği ifade edildi.

SONUNA KADAR UĞRAŞILACAK

Alınan bilgilere göre tekliften memnun kalan Inter cephesinde herhangi bir sorun yok. Fakat Sneijder'in Türkiye ve Galatasaray hakkında çekinceleri olduğu öğrenildi. Buna rağmen Sarı-Kırmızılılar ara transferin sonuna kadar Hollandalı yıldız için uğraş verecek.

Muslera için dudak uçuklatan teklif!

Galatasaray'ın başarılı file bekçisi Muslera için İngiltere'den dev talipler var.

Cimbom’un Uruguaylı file bekçisi Fernando Muslera için ‘adı sır gibi saklanan’ bir İngiliz ekibinin 18 milyon Euro’luk resmi teklif yaptığı ve rakamın yukarı çıkabileceği öğrenildi.

G.Saraylı Fernando Muslera için bir İngiliz kulübünden 18 milyon Euro’luk resmi teklif geldiği haberi, Sarı- Kırmızılı camianın kulislerinde konuşulmaya başlandı. HABERTÜRK'de yer alan habere göre, adı geçen kulüpler arasında Premier Ligi’nin 2 güçlü temsilcisi Chelsea ve M.United ön plana çıktı. Muslera’nın ismi daha önce de Ada ekipleriyle anılmış ancak yönetim, Uruguaylı kaleci için resmi teklifin olmadığını bildirilmişti.

DEVLER LİGİ DÜŞÜNDÜRÜYOR

Ancak kulübe yakın kaynaklar, bu kez Muslera için ‘adı sır gibi saklanan’ bir İngiliz kulübünden gelen 18 milyon Euro’luk teklifin masaya yatırıldığını ve rakamın daha da yükseltilmesi için pazarlığa da açık olunduğunu belirtti. Uruguaylı kaleci için gelen teklifin şu an için değerlendirilmeye alınmadığı ve sezon sonunun bekleneceği ifade edildi. Hem teknik heyetin hem de yöneticilerin, takımın Şampiyonlar Ligi’nde en çok ihtiyaç duyduğu sırada, Muslera’yı satmak gibi bir düşüncelerinin olmadığı belirtildi. Ancak teklifi getiren İngiliz kulübünün, devre arasında Muslera’yı renklerine bağlamakta ısrarcı olduğu ve Uruguay Milli Takımı’nın da kalesini koruduğu için transferin gözdesi olan başarılı file bekçisini almak için tüm imkanlarını seferber ettigi öğrenildi.

KAMPA KATILDILAR

Bu arada Galatasaray’da Fatih Terim’den özel izin alan ve önceki gece kampa katılan yabancı oyunculardan Felipe Melo ile Fernando Muslera, dün sabah performans uzmanı Scott Piri tarafından özel olarak çalıştırıldı.
Galatasaray, transferde son dönemde kadrosuna kattığı Brezilyalı futbolculardan büyük oranda beklediği verimi alamadı.

Galatasaray, transferde son dönemde kadrosuna kattığı Brezilyalı futbolculardan büyük oranda beklediği verimi alamadı. Son olarak Brezilyalı savunma oyuncusu Cristiano 'Cris' Marques Gomes'in sözleşmesini fesheden sarı-kırmızılı ekip, tarihinde 16 Brezilyalı futbolcuyu kadrosuna dahil etmesine karşın, bu isimlerin önemli bir bölümünün performansı vasatı aşamadı.

Taraftarların büyük heyecanla karşıladığı bazı yıldız Brezilyalı oyuncuların da transferleri gerçekleşti ancak bu isimlerin sarı-kırmızılı takıma katkıları beklentilerin çok altında kaldı.

En problemlisi Lincoln

Sarı-kırmızılı takımın transfer ettiği Brezilyalı oyuncular arasında Cassio Lincoln dikkati çekti. Almanya Ligi Bundesliga'da Schalke 04 takımıyla başarılı bir performans sergiledikten sonra, 2007-2008 sezonunda Galatasaray'ın kadrosuna dahil olan Lincoln, forma giydiği 2 sezonda futbolundan çok disiplinsiz hareketleri ve istikrarsız futboluyla gündeme geldi. İzinsiz ülkeden ayrılmaları ve takıma dönüşlerde sık sık gecikmesiyle akılda kalan Lincoln'ün sözleşmesi, 2008-2009 sezonu sonunda tek taraflı olarak feshedildi.

Elano da beklentileri karşılayamadı

Galatasaray'ın İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester City'den 2009-2010 sezonunda transfer ettiği Elano Blumer, sarı-kırmızılı taraftarları, çıktığı ilk maçta Kayserispor ağlarına gönderdiği şık golle ümitlendirse de, genel performansı beklentilerin altında kalan bir diğer isim oldu. Türkiye'ye yıldız oyuncu olarak gelen Elano, ilk sezonunda eleştirilerin hedefi oldu ve 2010-2011 sezonunda ilk yarı tamamlanmadan takımdan ayrıldı.

Jardel rekor bonservis bedeliyle alındı

Portekiz'in Porto ekibinde yıldızı parladıktan sonra 16 milyon dolar bonservis bedeli ödenerek rekor bir fiyatla Galatasaray kadrosuna dahil olan Mario Jardel'in Türkiye macerası, yüksek maliyeti nedeniyle kısa sürdü.

2000-2001 sezonunda gerçekleşen transferin ardından Florya Metin Oktay Tesisleri'ndeki imza törenine helikopterle getirilen yıldız oyuncu, sarı-kırmızılı takımda başarılı bir performans ortaya koyması ve UEFA Süper Kupa'nın kazanılmasına attığı golle katkı sağlamasına rağmen, Galatasaray'ın içinde bulunduğu mali kriz nedeniyle elden çıkarılmak zorunda kalındı. Jardel; sezon sonunda Mbo Mpenza, Robert Spehar ve Pavel Horvath ile 5,8 milyon dolar karşılığında yeniden Portekiz'in yolunu tuttu ve Sporting Lizbon'a transfer oldu.

Jo'nun gece hayatı konuşuldu

Brezilyalı futbolcu Joao 'Jo' Alves ise, sarı-kırmızılı ekipte çok kısa bir dönem forma giymesine karşın özellikle gece hayatına düşkünlüğüyle akıllarda kaldı. İngiltere Premier Lig takımlarından Manchester City'den, 2009-2010 sezonunun ikinci yarısında kiralanan Jo, futbolundan çok eğlenceye düşkünlüğüyle medyada kendisine yer bularak, “Alemin kralı” lakabını aldı ve sezon sonunda takımdan ayrıldı.

En başarılısı Taffarel

Brezilya Milli Takımı'nın kalesinde bir çok uluslararası başarı yakalayarak kalitesini ortaya koyan Claudio Andre Taffarel, Galatasaray'ın tarihinde forma giyen ilk Brezilyalı futbolcu olarak yerini aldı ve performansıyla da taraftarların sevgilisi oldu.

Taffarel, 1998-1999 sezonunda transfer olduğu Türkiye'de 2 şampiyonluğun yanı sıra UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupa şampiyonluklarında da önemli katkı sağladı. UEFA Kupası'nın kazanıldığı sezona vatandaşları Capone ve Marcio ile birlikte sarı-kırmızılı ekibe katkı sağlayan Taffarel'in ardından, geride kalan dönemde yıldızı parlayan tek “Sambacı” ise Felipe Melo oldu.

Melo, taraftarların sevgisini kazandı

Galatasaray'da Taffarel'in ardından taraftarların sevgilisi haline gelmeyi başaran tek Brezilyalı oyuncu Felipe Melo oldu. Geride kalan sezonda İtalyan ekibi Juventus'tan kiralanan Melo, performansı ve mücadeleci futboluyla sarı-kırmızılı ekibin en önemli isimlerinden biri haline geldi. Teknik direktör Fatih Terim'in değişmez isimlerinden biri olmayı başaran Melo, yüksek maliyetine karşın taraftarların da yoğun isteğiyle bu sezon yeniden kiralandı ancak geride kalan maçlardaki performansı, geçen sezonu bir hayli arattı.

Galatasaray'ın Brezilyalıları

Sarı-kırmızılı takımda bugüne kadar forma giymiş 16 Brezilyalı futbolcu şöyle:

Oyuncu Yıl

Claudio Andre Taffarel 1998-2001
Bruno Quadros 1999
Carlos Alberto de Oliveira Capone 1999-2002
Mandinga dos Santos Marcio 1999-2001
Mario Jardel 2000-2001
Joao Batista “Mertol Karatay” 2002-2004
Jorge Felipe Loureiro 2002-2003
Fabio Pinto 2002-2003
Christian Correa 2002-2003
Cesar Prates 2003-2004
Flavio Conceicao 2004-2005
Cassio Lincoln 2007-2009
Elano Blumer 2009-2010
Joao 'Jo' Alves 2010
Felipe Melo 2011-...
Cristiano 'Cris' Marques Gomes 2012
Barça’nın 16 puan gerisine düşen Real’de Mourinho kaleye De Gea’yı düşünüyor.

Jose Mourinho’nun, Malaga deplasmanında Casillas’ı kesmesiyle başlayan sıkıntılı süreçte ikilinin karşılıklı açıklamaları İspanya basınında ‘kim gitsin’ sorusunu akıllara getirdi...

REAL Madrid Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun Malaga deplasmanında takımın değişilmez ismi Iker Casillas’ı yedek bırakması büyük tartışmaları da beraberinde getirdi. 2002 yılından bu yana, tam 10 yıldır ilk 11’in değişilmez ismi olan Casillas’ı kulübede oturtan Mourinho’nun, başarılı file bekçisi ile sorunlar yaşadığı ve bu nedenle onu takımda tutmak istemediği konuşulmaya devam ediyor.

İSTENMEYEN ADAM MOURINHO

CASILLAS’ın yerine Malaga karşısında Adan’a forma veren ve “Deneyim kalede bir işe yaramaz. Adan, Casillas’tan daha formda” diyen Mourinho gündemin ilk sırasına oturmuştu...
Casillas’ın, “Mourinho’nun güvenini kazanmak için çok çalışacağım. Beni oynattığında nasıl konuşmuyorsa, yedek bıraktığında da açıklama yapmasına gerek yok” şeklinde verdiği manidar cevapla tartışma İspanya basınında ‘kim gitsin’ sorusunu da beraberinde getirdi. Anketlerde, Mou istenmeyen adam olurken, başkan Perez’, “Ya Mourinho ya ben” restini çeken Casillas ile ömür boyu sözleşme yapacaklarını duyurdu.

PORTEKİZLİ'NİN GÖNLÜNDEKİ İSPANYOL

BU tartışmalarla birlikte Mourinho’nun planları da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. İddialara göre Portekizli teknik adamın asıl hedefinin ManU’nun 22 yaşındaki İspanyol kalecisi David De Gea’yı transfer etmek olduğu belirtildi.
Noel tatiliyle birlikte gerginliği sona erdirmek isteyen başkan Perez ve Real Madrid’in önde gelen isimleri ikiliyi buluşturma adına girişimlere başlanması kararını aldı.. Fikir ise kaleci Adan’dan çıktı. Di Stefano ve Adan, başkanın önderliğinde Mourinho ile Casillas’ı barıştırarak basın önü-ne çıkmaya çalışacak.

Sorun Ronaldo mu?

Mourinho ile Casillas arasındaki soğuk savaşın sebeplerinden biri de Cristiano Ronaldo olarak gösteriliyor. Uzun süreden beri Ronaldo ile küs olan Casillas’ın Mourinho’nun tepkisini çektiği bu nedenle İspanyol kaleciye karşı güç gösterisi yaptığı öne sürülüyor...

Kanat Atkaya: Bedeli Mourinho ödeyecek
KALEYİ kime teslim edeceğini değerlendirebilecek isim Jose Mourinho’dur. Bu kararın bedelini ödeyecek de Mourinho’dur. Bana kalsa Ben De Gea’yla değil tecrübeli Casillas’la devam ederdim.

Hakan Ünsal: Bu düşünce yersiz
CASILLAS dünyanın en iyi kalecilerinden birisi. Onun bulunduğu takıma 1. kaleci alma düşüncesi yersiz. Mourinho’nun bu düşüncesini yanlış buluyorum. De Gea, Ferguson tarafından bazı maçlarda yedek bırakılan bir kaleci.

İlker Yasin: De Gea’yı istemesi doğal son derece doğal
17-18 yaşından beri Real Madrid kalesini koruyan Casillas’ın heyecana ihtiyacı oldığunun, Mouri

İkinci yarı hazırlıklarına 2 Ocak'ta başlayacak Galatasaray'da, teknik direktör Fatih Terim'in futbolcularına devre arası programı verdiği ve bazı uyarılarda bulunduğu öğrenildi.

Sarı-Kırmızılı futbolcuların tatile çıkmadan önce son performans tabloları üzerine Amerikalı kişisel performans uzmanı Scott Piri'nin özel bir çalışma programı verdiği ve tatil dönüşü futbolcuların bir dizi testten geçirileceği bildirildi.

Sezona geç başlayan Melo'ya yüklü bir program veren kişisel performans uzmanı Scott Piri'nin, devre arası kampında Brezilyalı yıldızla özel olarak ilgileneceği belirtildi.

Teknik direktör Fatih Terim'in ise tatile çıkmadan önce futbolcularıyla bir toplantı yaptığı, bir süre de olsa ligi düşünmemelerini istediği ortaya çıktı.

Fatih Terim'in futbolcularına, "Yoğun bir dönemi geride bıraktık, daha yoğun bir gündem daha bizi bekliyor. 2 Ocak'a kadar size verilen programı uygulayın ama futbol konuşmayın, sevdiklerinize zaman ayırın" ifadelerini kullandığı belirtildi.
Birleşik Krallık'ın en önemli gazetelerinden The Guardian 2012 yılının en iyi 100 futbolcusunu belirledi. Hazırlanan listenin ilk 10'unda ise çok fazla sürpriz yoktu. Messi ilk sırayı alırken, listede yer alan Türk pasaportlu bir isim yoktu. Mesut Özil ise 17. sırada kaldı.

Sid Lowe'dan Daniel Taylor'a, Jonathan Wilson'dan Michael Cox'a dünyaca ünlü birçok spor yazarının jürisinde bulunduğu listenin tepesinde Lionel Messi yer aldı. Listede Türk futbolcu yer almazken, Türkiye Ligleri'nde yer alan herhangi bir futbolcu da yoktu. Türk asıllı Mesut Özil ise 17. sıradaydı. Sid Lowe Messi'nin neden Ronaldo'nun önünde yer aldığını ise şu sözlerle açıkladı: "Jüride bulunan 11 kişinin hemfikir olduğu tek bir konu vardı. O da Lionel Messi'nin dünyanın en iyisi olduğuna dair olduğuydu. Messi şu anda kainatın en iyi oyuncusu. Hatta gelmiş geçmiş en iyi futbolcu bile olabilir."

EN ÇOK PREMIER LİG'DEN

İlk 10'da Messi'yi ise sırasıyla Cristiano Ronaldo, Xavi, Iniesta, Ibrahimovic, Falcao, Van Persie, Pirlo, Yaya Toure ve Cavani izledi. Çoğunlukla Avrupa'nın beş büyük liginde forma giyen oyunculardan kurulu listeye en çok oyuncu sokan lig ise Premier Lig oldu. İngiltere'den 27, İspanya La Liga'dan 23, Bundesliga'dan 17, İtalya Serie A'dan 13 ve Fransa Ligue 1'den 8 oyuncu ilk 100'de yer aldı.

EMRE'YE GÖNDERME

Haberin girişinde ise ilginç bir dil kullanıldı ve Emre Belözoğlu'na gönderme yapıldı. 2004 yılında Pele'nin belirlediği gelmiş geçmiş en iyi 125 futbolcuya değinilirken, "Pele biraz tuhaf bir sıralama yapmış, Emre Belözoğlu, Javier Saviola ve El Hadji Diouf'a yer vermişti. Biz böyle yapmıyoruz. Daha iyisini yaptığımıza eminiz" denildi.

LİSTENİN SAYILARI

Yaş ortalaması: 26

En genç oyuncu: Stephan El Shaarawy (20)

En yaşlı oyuncu: Javier Zanetti (39)

Milliyete göre en çok oyuncu: İspanya (16)

Pozisyona göre oyuncu seçimi

Orta saha (36)

Forvet (29)

Defans (19)

Kaleci (16)

KÜRSÜ: 2012'de ne yaptılar?

Lionel Messi:

İlk sırada yer alan Arjantinli 2012'de bir rekoru tarihe gömdü. Messi Müller'in bir yılda en fazla atılan gol sayısını 40 yıl sonra geçerek çıtayı 91'e taşıdı.

Cristiano Ronaldo:

Sürekli Lionel Messi'yle kıyaslanan Ronaldo, 2012'de Real Madrid'in La Liga'yı kazanmasını sağladı. Bu sezon ise takımı adına 23 gole ve 4 asiste imza koydu.

Xavi:

Barcelona'nın beyni Xavi 2011/12 sezonunda tam 63 maça çıkarken, 14 kez ağları sarstı. Bu sezon da takımının maestrosu olmaya devam ediyor.